6. Sayı | Türk Mutfağı |
1650 Defa Görüntülenmiştir
TÜRK MUTFAĞI VE SOSYALLEŞME

 
 
Sosyalleşme günümüzün en önemli ama belki de en çok göz ardı edilen konusu.
 
Modernleşmenin etkisiyle çok hızlı yaşadığımız şu günlerde artık ne eş dost ziyareti, ne bayram ziyareti, ne akşam yemekleri, ne de hatır almalar yok…
 
Tüm bunların yerini hızlı yemek tüketimi, cep telefonu mesajları, televizyon, internet vs. aldı.
 
Öyle ki artık bütün ailenin bir arada olduğu o akşam sofralarını özler olduk.
 
Yemekle sosyalleşmenin başlangıcı ateşin bulunmasına kadar dayanır. İnsanoğlu etin pişmesini ateşin etrafında daire şeklinde dizilip beklemiş ve birbiriyle iletişime geçmiştir. Zamanla evlerde yenen yemekler sosyal paylaşımların odak noktası olmuş, modernleşme ile birlikte restoranlarda yemek yeme kültürü gelişmiş, iş yemekleri tanımı literatüre girmiştir.  
 
 
Kimi zaman ihtiyaçtan kimi zaman coğrafi hayat koşullarından oluşmuş yemek kültürümüz, diğer mutfaklara bakıldığında müthiş derin ve zengindir.
 
Türk mutfağının olmazsa olmazları denebilecek salça, turşu, reçel, ev ekmeği, sucuk, tarhana gibi ürünleri geçmişte Anadolu kadını kendisi yapmıştır. Üstelik bu tip hazırlıkları tek başına değil konu komşuları akrabaları ile beraber yapmışlardır. Bu süre boyunca yapımı zahmetli olan işler keyifli hale gelmiş, insanların birbiriyle iletişim kurmasına neden olmuştur.
 
Şükürler olsun ki hala Anadolu’da kimi değerlerimiz bozulmadan devam ediyor. Kadınlarımız yaz döneminde kış için hazırlıkları hala beraber yapıyorlar; yapımı zor ürünleri imece usulü ile çalışarak bitiriyorlar.
 
Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Gaziantep’te ‘yuvarlama’, bayram öncesi günlerde konu komşu bir arada yapılıyor.
 
Büyükşehirlerde ise bunun en güzel örneği hafta sonları yapılan mangal başı ve barbekü partileri oluyor. Bir yandan mangal hazırlanıyor bir yandan da etlerin pişmesini beklerken sohbetler ediliyor. Oysa dolma pişirilirken hiç kimse tencerenin etrafında beklemiyor. İşte ateşin bulunmasıyla uygarlığın başladığı dönemden bugüne sosyalleşme süreci böyle devam ediyor.
 
Sonuç: Bize düşen, yemek ve sosyalleşme arasındaki ilişkinin farkında olmak ve sürecin devamını sağlayarak genç nesillere bu kültürel birikimi aktarmak…
 
Bahara girdiğimiz şu günlerde tezgâhlarda kalma süresi çok kısa olan çağladan yapılan ‘yoğurtlu çağla aşı’ tarifini sizlerle paylaşıyorum.
 
 
YOĞURTLU ÇAĞLA AŞI
 
MALZEMELER
 
600 gr az yağlı parça et
500 gr çağla
5-6 adet kemik
3-4 adet orta boy kuru soğan
1 s.b nohut (ıslatılmış)
1 kg süzülmüş yoğurt
1 kg taze sarımsak (yeşil)
1 ç.b zeytinyağı
Tuz, karabiber,
1 t.k haspir
4-5 s.b su
 
YAPILIŞI
 
Çağla (bademler) ikiye ayrılır ve içindeki beyaz çekirdeği çıkartılır.2 defa suyu değiştirilerek kaynatılıp soğuk suda bekletilir. Diger taraftan nohut, kemik ve et doğranmış soğanla birlikte pişmeye bırakılır. Tuzu ilave edilir.
 
Et pişince çağlalar ilave edilerek pişmeye bırakılır. Çağla yumuşayınca 2.5-3 cm uzunluğunda doğranmış olan sarımsaklar ilave edilir. Sarımsaklar çok fazla yumuşamadan pişirilir.
 
Süzülmüş yoğurt bir kaba alınır. Üzerine etin suyundan birkaç kepçe alınarak sulandırılır ve yemeğin içine katılarak bir taşım kaynatılır. Yağ bir tavada ısıtılır, içerisine karabiber ve bir tutam haspir konulup yemeğin üzerine gezdirilir.
 
NOT: Haspir, Gaziantep mutfağında kullanılan safrana benzeyen baharat
 
 
Diğer Makaleler
 » 100 ünlünün 100 portresini hazırlayan Ressam
 » BÜRYAN KEBABI TARİHÇESİ VE YAPILIŞI
 » Çal Mağarası
 » D ITM Texpo Eurasia 2012 29.Tekstil, Dokuma, İplik, Terbiye, Örgü
 » Dünyanın Yedi Harikasından Biri Bodrum Halikarnas Mozolesi
 » Kangal Doktor Balıklar
 » KAZAZİYE SANATI
 » Kelebekler Vadisi, Muğla
 » Konya Mevlana Müzesi
 » MACARİSTAN’DAKİ TÜRK ANITLARI
 » Rüzgâr Türkiye'nin lehine esmeye başladı
 » ŞİFALI İNCİ MAYDANOZ
 » TABLOLARINA MODELLİK EDEN RESSAM
 » TELİF HAKLARI VE KORSANLA MÜCADELE, SOSYAL SORUMLULUKTUR
 » TERS LALENİN ANAVATANI: TÜRKİYE
 » TÜRKİYE’NİN İLK TANITIM KLİBİ GALASI 30 MAYIS’TA İSTANBU
 » Türkiye’nin Tanıtımında ve Turizmin gelişmesindeki hayati pro
 » TÜRKSOY’LA NEVRUZ ATEŞİ TÜM TÜRKİYE’Yİ SARIYOR
 » Uluslararası İstanbul İplik Fuarı
Birincidergisi.com'da yer alan kullanıcıların oluşturduğu tüm içerik, görüş ve bilgilerin doğruluğu, eksiksiz ve değişmez olduğu, yayınlanması ile ilgili yasal yükümlülükler içeriği oluşturan kullanıcıya aittir. Bu içeriğin, görüş ve bilgilerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırılığından Birincidergisi.com hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Copyright © 2000-2012 Birincidergisi.com