6. Sayı | Röportaj |
1524 Defa Görüntülenmiştir
Türkiye’nin Tanıtımında ve Turizmin gelişmesindeki hayati projelerin mimarı BİNALİ YILDIRIM
 

 
Türkiye’nin markalaşarak dünya ülkeleri arasında sürekli itibar ve saygınlık kazanmasında önemli yeri olan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Binali Yıldırım ile bu çerçevede özel bir sohbet gerçekleştirdik.  
 
 
Birinci Dergisi: Sayın Bakanım Türkiye’de son 10 yılda gözlenen değişim ve buna paralel yaşanan olumlu gelişmeler Türkiye’nin marka değerinin artmasına, turizmde olumlu hareketlilik yaşanmasına, güvenli, huzurlu seyahat edilebilen bir ülke imajı oluşmasına neden oldu.
 
Bu olumlu tablonun oluşmasında da hiç kuşkusuz en büyük pay sizin uhdenizdeki Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının yatırımları oldu. Sizin ifadenizle “9 yıla 80 yıllık yatırımları sığdırdınız”. Sizce bu başarının altında ne yatmaktadır?
 
Binali Yıldırım: Şimdi öncelikle şunu söylemek istiyorum biz milletimizin hizmetine girdiğimiz ilk günden itibaren hizmet siyaseti yaptık.
 
 Bizim derdimiz halkımıza hizmet etmek, sorunlarına çözüm üretmek, Türkiye’yi yüceltmek. Biz bu doğrultuda hareket ediyoruz; bugünkü başarının altında yatan neden bu.
 
Birinci Dergisi: Sayın Bakanım az öncede belirttiğim gibi Türkiye’deki bu olumlu tablonun oluşmasındaki en büyük paylardan biri de sizin bakanlığınıza ait.
 
İlk göreve geldiğinizde durum nasıldı, sizin dönemlerinizde neler yaşandı? Bundan bize kısaca bahsedebilir misiniz?
 
Halkımızı yüksek hızlı tren ile tanıştırdık. Ankara-Eskişehir ve Ankara-Konya arası hızlı trenlerimiz vızır vızır çalışıyor. Diğer şehirlerimizin hızlı trene kavuşması içinde çalışmalar adı gibi hızla devam ediyor. 
 
Binali Yıldırım: Biz 2002 yılında halkımızın hizmetine girdiğimizde ülkenin en büyük sorunlarından biri olarak ulaşım olanaklarının yetersizliğini gördük. Hem Asya ile Avrupa arasında köprüyüm diyeceksin hem de yeterli düzeyde bir ulaşım ağın olmayacak?
 
Bu sorunun bir an evvel çözülmesi gerekiyordu ve biz ülkemizin ihtiyaçlarına göre çok detaylı bir eylem planı hazırladık ve bu plandan şaşmamaya özen gösterdik. Bakın Türkiye’nin 80 yılda sadece 6 ili birbirine bağlayan 6100 km lik bölünmüş yolunu biz 9 yılda 21.230 km ye çıkardık ve 74 ili birbirine bağladık. Artık vatandaşlarımız daha güvenli, daha konforlu yollarda, çok daha kısa süren yolculuklarla seyahat ediyor. Bölünmüş yol uzunluğumuzu 2023 yılında 36.000 km ye çıkartacağız. Bu başarıyı sadece karayolunda değil ulaşımın bütün modlarına yaydık.
 
Demiryolunda 1950’den sonra yılda sadece ortalama 18 kilometre demir yolu yapılırken, biz bunu yılda 135 kilometreye çıkardık. 9 yıl boyunca 6.455 km demiryolu yenileyerek, demir yolu ağımızın yarısından fazlasını yeniledik. “Kara tren gecikir” dönemi tarihin derinliklerine gömdük.
 
Halkımızı yüksek hızlı tren ile tanıştırdık. Ankara-Eskişehir ve Ankara-Konya arası hızlı trenlerimiz vızır vızır çalışıyor. Diğer şehirlerimizin hızlı trene kavuşması için de çalışmalar adı gibi hızla devam ediyor. Türkiye’nin her bir köşesini demir ağlarla baştan aşağı öreceğiz. 2023 yılına kadar yaklaşık 10.000 km YHT ve 4.000 km konvansiyonel hat yapılarak, toplam demiryolu ağını 25.940 km ye yükselteceğiz.
 
Havayolunda da çok büyük gelişmeler kaydettik. Türk Milletini layık olduğu yere, göklere çıkardık. Havayolunu halkın yolu yaptık. Artık halkımız uçak biletini otobüs bileti fiyatına satın alabiliyor.  Bakın 2002 öncesi sadece tek bir işletmeci 2 merkezden 26 noktaya uçuş yaparken bugün 6 havayolu şirketi 7 merkezden 47 noktaya uçuş yapıyor. Yenileme çalışmalarının dışında 7 havaalanı projemiz var.
 
Gelelim denizcilik konusuna. Ülkemizin hep bir yarımada oluşundan bahsediyoruz. Peki, Türkiye denizcilik konusunda hak ettiği yerde mi? Maalesef hayır. Biz halkımızın hizmetine girmeden önce denizlerimize resmen sırt çevrilmişti. Gemilerimiz uluslararası limanlarda rehin tutuluyor, Türk denizciliği kara listelerde anılıyordu. Biz ise yönetime gelir gelmez yüzümüzü tekrardan denizlere döndük.
 
Tabi ülkemiz iletişimde de çağ atladı. 2003’te ise sadece 20 bin olan abone sayısı bugün 18 milyona ulaştı. Bu rakam yaklaşık 50 milyon kullanıcıya tekabül etmektedir. Ayrıca şu an internet hızımıza hız katmak için tüm altyapımızı fiber optik ağlara dönüştürüyoruz.
 
Ayrıca şu an mobil iletişimde ülkemizin hemen hemen %99 u kapsama alanında.
 
 
 
Birinci Dergisi: Türkiye için çok umut verici, takdire şayan gelişmeler.
 
 
Binali Yıldırım : Elbette.
 
Birinci Dergisi: Peki, Sayın Bakanım tüm bu gelişmelerin sizce Türkiye’nin turizm olanakları açısından etkileri nasıl olacak?
 
Binali Yıldırım: Ülkemiz turizm olanakları açısından dünyanın ender ülkeler biri. Yani Türkiye’de ne ararsan var. Doğal güzellikleri ile adeta cennetten bir köşe. Tabi insanların aklına cennetten bir köşe deyince bir tek mavi ile yeşilin buluştuğu kumsallar geliyor ama Türkiye bunlardan çok daha fazlasına da sahip, bundan çok daha fazlasını sunabilen bir ülke.
 
Hem yaz turizmine hem kış turizmine hitap edebiliyor.  Zaten Türkiye’yi yaşamak istiyorsan 4 mevsim yaşayacaksın. Ayrıca ülkemiz bir tarih beşiği.  Anadolu sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış muazzam bir kültür mozaiği. Tarihin gelişimini adeta bir film gibi izlemek mümkün ülkemizde.  Ancak biz bu zenginliğimizi yeterince kullanamıyoruz.
 
Neden? Çünkü ulaşabilirliğimiz yeterince iyi değildi. Bakın daha öncede belirttim, yolu olan yer bayındır olur.
 
Bakanlık olarak ulaşımı kolaylaştırıyor, konforu artırıyor, güvenliği sağlıyoruz. 
 
Mesela az önce de dediğim gibi 2002 öncesi tek işletmeci 2 merkezden 26 noktaya uçarken bugün 6 işletmeci ile 47 noktaya uçuyoruz. Ayrıca şu an devam eden 7 havaalanı projesi daha mevcut, yani uçuş nokta sayısını arttırmaya devam ediyoruz.
 
Artık Antalya’ya, İzmir’e ya da Bodrum’a tatile gelen bir turist havayolunu kullanarak çok kısa bir sürede istediği yere, zahmet çekmeden, konforlu bir şekilde ulaşabilir. Hem de ucuz bir şekilde. İster Ağrı’da İshakpaşa Sarayını görmeye gider, ister Mardin’i Midyat’ı gezer. Biz havaalanını açalım da o nereyi isterse oraya gitsin, gezsin. Evet ama şunu da söylemeliyim ki havayolu da tek yol değil.
 
 
Halkımızı yüksek hızlı trenle tanıştırdık. Açılan iki hat Ankara- Eskişehir ve Ankara-Konya hatları büyük ilgi gördü. Eskişehir-İstanbul arası yüksek hızlı tren hattının bitmesine az kaldı.
 
Ankara-Sivas arası yüksek hızlı tren hattının yapım çalışmaları ise 2009 Mart ayından beri hızla devam etmekte. Aynı şekilde Ankara-Bursa Yüksek Hızlı Tren projesinin inşaatı da başladı. Sonra Ankara-İzmir ve Sivas-Erzincan Yüksek Hızlı Tren Projelerinin inşaatına başlayacağız.  
 
Bu saydığımız hatların yapımları tamamlandığında ise hızlı treni seçen turistler isterlerse güzergâhlardaki istedikleri illeri ziyaret edebilecekler. Bir gün içinde artık ayırdıkları sürelere göre değişir tabi bu ama 3-4 il gezebilecekler.
 
Artık insanlar hafta sonu tatillerinde bile şehir dışına çıkıyor. Ankaralı artık kalkıp Konya’ya “etli ekmek” yemeye gidiyor, Eskişehir’de gondol sefası yapıyor.
 
Ulaşım, Tanıtım ve Tesis Entegre Olmalı ( ara başlık)
 
Birinci Dergisi: Türkiye’de turizmin gelişmesine engel teşkil eden sorunlardan biri de malumunuz tesis eksikliği…  
 
Tüm dünya Erzurum’u izledi. Erzurum’un adını duydu. Şu anda kış sporlarında birçok uluslararası organizasyona ev sahipli yapıyor Erzurum’daki tesisler.
 
 
Binali Yıldırım: Tüm dünya Erzurum’u izledi. Erzurum’un adını duydu. Şu anda kış sporlarında birçok uluslararası organizasyona ev sahipli yapıyor Erzurum’daki tesisler.
 
Ama bunlar tek başına bir işe yaramaz. Hepsi entegre olmalı; ulaşım, tanıtım, tesis…  Bunların hepsi birlikte çalışacak. Tesis yaptın yol yok, yolu yaptın bundan kimsenin haberi yok.  Böyle olmaz. Bunların hepsi koordineli çalışacak.  Bakın bizim İzmir’deki Efes Antik Kenti için çok güzel bir projemiz var. Biliyorsunuz Efes kurulduğu yıllarda aslında bir liman kenti idi ama bugün denizden 7 kilometre içerde. Şimdi biz tarihi dokuya zarar vermeden 7 km boru hattı ile taşınacak su sayesinde, doğal bir suyolu açarak, bu güzide kente deniz yolu ile ulaşım sağlayacağız.
 
Bakın bu çok farklı, yenilikçi bir proje. Efes’in o eski günlerini adeta hayata geçirmiş olacağız. Efes yeniden bir liman kenti olacak, tekrardan nefes almaya başlayacak.  Bakın bu proje önemsiz alelade bir proje değil.  Yaklaşık 60 milyon TL civarında bir maliyeti var. Ama proje tamamlandıktan sonra 3 sene içersinde kendisini amorti edeceğini düşünüyoruz. Açıkçası şimdiden bu yeni hali için heyecanlandım.  Yaşayan bir antik şehir…Hep beraber sabırsızlanıyoruz.
 
Birinci Dergisi: Sayın Bakanım bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Çok güzel ve faydalı bir röportaj oldu.
 
Binali Yıldırım: Yardımcı olabildiysem ne mutlu bize. 
 
Birinci Dergisi: Tekrardan çok teşekkür ediyoruz.
Diğer Makaleler
 » TÜRK MUTFAĞI VE SOSYALLEŞME
 » 100 ünlünün 100 portresini hazırlayan Ressam
 » BÜRYAN KEBABI TARİHÇESİ VE YAPILIŞI
 » Çal Mağarası
 » D ITM Texpo Eurasia 2012 29.Tekstil, Dokuma, İplik, Terbiye, Örgü
 » Dünyanın Yedi Harikasından Biri Bodrum Halikarnas Mozolesi
 » Kangal Doktor Balıklar
 » KAZAZİYE SANATI
 » Kelebekler Vadisi, Muğla
 » Konya Mevlana Müzesi
 » MACARİSTAN’DAKİ TÜRK ANITLARI
 » Rüzgâr Türkiye'nin lehine esmeye başladı
 » ŞİFALI İNCİ MAYDANOZ
 » TABLOLARINA MODELLİK EDEN RESSAM
 » TELİF HAKLARI VE KORSANLA MÜCADELE, SOSYAL SORUMLULUKTUR
 » TERS LALENİN ANAVATANI: TÜRKİYE
 » TÜRKİYE’NİN İLK TANITIM KLİBİ GALASI 30 MAYIS’TA İSTANBU
 » TÜRKSOY’LA NEVRUZ ATEŞİ TÜM TÜRKİYE’Yİ SARIYOR
 » Uluslararası İstanbul İplik Fuarı
Birincidergisi.com'da yer alan kullanıcıların oluşturduğu tüm içerik, görüş ve bilgilerin doğruluğu, eksiksiz ve değişmez olduğu, yayınlanması ile ilgili yasal yükümlülükler içeriği oluşturan kullanıcıya aittir. Bu içeriğin, görüş ve bilgilerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırılığından Birincidergisi.com hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Copyright © 2000-2012 Birincidergisi.com