5. Sayı | Sağlık |
2117 Defa Görüntülenmiştir
Oylat Kaplıcaları
Oylat kaplıcaları, Bursa'nın İnegöl ilçesinde yer alan Hilmiye Köyü'nde orman içinde, eskiden beri şifalı suyu ve doğal güzelliği ile bilinen bir kaplıcadır. Oylat yeşil vadiye gitmek için inegöl-eskişehir yolunun 7ci kilometresinden, oylat tabelasını gördüğünüz yerden sağa döndükten sonra tahmini olarak 18 km yol gidildikten sonra Oylat catrağından dönüp 20 dakika içinde oylat kaplıcalarına varmış olunur.
 
Oylat yakınlarındaki Saadet köyünde bulunan para ve kalıntılardan kaplıca kullanımının Romalılar zamanına kadar uzandığı anlaşılıyor. İnşa tarzının Roma hamamlarına benzerlik göstermesi günümüze gelen sarnıç ve küpler Oylat kaplıcasının Romalılarca kullanılmış olduğunu doğruluyor.
 
Osmanlı döneminde de yararlanılan Oylat Kaplıcası'nın bir de efsanesi vardır. Tekfurun kızının nice doktorlar ve hekimler tarafından tedavisi mümkün olmayan hastalığı vardır. Bizans İmparatorluğu zamanında bölgeye hakim tekfurun kızı çaresi bulunmayan bu hastalıktan dolayı yatağa düşer. Aciz kalan bilgiçler tahammülsüz ızdıraplar içindeki kıza son bir şans verip biraz daha göz önünden uzaklaştırmak için Oylat'a getirerek "öl-yat" deyip bırakırlar. Bu suda her gün yıkanıp su içen kız günden güne eski sıhhatine kavuşup iyileşince çevresindeki herkez şaşkınlık içinde çok mutlu olmuşlar. Kız iyice iyileştikten sonra babasının yanına saraya dönmüş ve bunu öğrenen yöre halkı bu niğmeti değerlendirmek için oylat bölgesine küçük banyolar yaptırmışlar. Oylat o günden sonra şifa kaynağı olarak kullanılmaya başlamışdır.


Sonradan ihtiyaç artınca oylata orman içinde yer alan bir vadide oteller, umuma açık hamamlar inşa edilmeye başlandı. Oylatın suyu renksiz ve berraktır. Oylat kaplıcalarında suyun sıcaklığı 40.5 derece olmakla birlikte Sağlık Bakanlığı'nca tescil edilmiş tedavi özelliği taşımaktadır. Oylat kaplıcaları suyu nörolojik ve ortopedik şekillerin rehabilitasyonunun yanında romatizmal ağrılar, kireçlenme, böbrek rahatsızlıkları, cilt hastalıkları, kadın hastalıkları, çocuk felci, muhtelif nevralji (sinir ağrıları), nevritler (sinir iltihapları), siyatik, sinir uyuşukluğu, nevralji, beyin yorgunluğu, eklem ve civarı iltihaplanmaları, düşük ve yüksek tansiyon rahatsızlıkları, katılaşmış ve spaztite olmuş kazanmış felç durumları gibi bir çok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır.
 
Suyla olduğu kadar iklim tedavisi de gösteren Oylat Kaplıcası üç haftalık tedavilerde kişiye enerji ve zindelik kazandırır. Oylat Kaplıcası'nın akan suları radyoaktivite ve diğer şifalı unsurları ile radyum emanosyonu (rodon) halinde ormanın temiz havasına yayılır. Böylece kaplıca yalnız banyo olarak değil teneffüs yoluyla da vücudumuza girer. Yarım saatte kandaki seviyesi teneffüs edilen havadaki miktarla eşitlenir.
 
Vücut hücrelerinin faaliyetini kamçılayıcı su, iç ifrazatı arttırıcı etkilerlerle üç haftalık tedavilerde kişiye enerji ve zindelik kazandırıyor.

Kaplıcadan yararlanmanın 10 altın kuralı:
1- Kaplıca tedavisi öncesi doktor kontrolü yapılmalı.
2- Kaplıca kürü en az 15, en çok 20 banyo olmalı.
3- Günde sadece bir banyo alınmalı.
4- Banyo suyunun ısısı 37-38 dereceyi geçmemeli.
5- Banyoda kalış süresi 15 dakikayı aşmamalı.
6- Banyo sonrasında 45 dakika yatıp dinlenilmeli.
7- Tok karnına banyoya girilmemeli ve en uygun zaman olan sabah tercih edilmeli.
8- Kaplıca kürü süresince ağır, etli, hamur ve yağlı yenmemeli. Bol meyve, taze sebze, ızgara, haşlama ve az yağlı yenmeli.
9- Kaplıca dışındaki zamanlarda yürüyüş ve egzersiz yapılmalı.
10- En iyi ve doğru program doktorun tavsiyesini uygulamaktır.  

Sağlık amaçlı gelenlere, tedavinin etkisini azaltmamak için suyun vücudun üzerinde kalması öneriliyor. Bu nedenle fazla sabunlanmaması tavsiye edilir.

Oylat yazın başka güzel kışın başka... Ama sonbaharda her yer usta bir ressamın yağlıboya tablosunu andırıyor. Başı dumanlı "Sivri Kaya Tepesi" ile kaplıcalar arasında bulunan kanyon görünümlü vadi sürekli taze hava koridoru yaratıp oksijen pompalıyor. Bu arada yaprak kaplı bir zemin, toprak kokulu tertemiz bir hava ve ötücü kuşların da ortama eşlik ederken, hiç dinmeden gürül gürül akan su, çağlayanların coşkulu sesine dönüşerek sizi büyülü bir dünyaya taşıyor. Oylat kaplıcalarının birçok tedavi özelliğinin bulunması yanında bulunduğu ortam itibariyle yaz kış dört mevsim yerli ve yabancı turistlerin ilgi kaynağı olmaktadır. Uludağ sırtlarında, her iki tarafı yeşil vadilerle çevrilmiş bir yamaç üzerine kurulu olan Oylat kaplıcaları birçok ağaç çeşidine rastlayabileceğiniz zengin bir bitki örtüsüne sahiptir. Oylat deniz seviyesinden 850 metre yüksektedir. Oylat ormanlarında 36 çeşit ağaç yetiştiği tahmin ediliyor. Meydanda indikten sonra yaklaşık olarak 70 metre yürüyerek yeşil vadiye uzanan köprüyü göreceksiniz, oylat yeşil vadi tesisleri tamamen bulunduğu yerin doğallığı korunarak inşa edilmiştir.

Oylat Kaplıcaları yolu üzerinde bulunan oylat mağarası da görülmeye değer başka bir mekandır. Birbirine bağlı iki kattan oluşan Oylat Mağarasının toplam uzunluğu 665 metredir. Sıcaklığı +14 ile +18 derecedir. Nem ise  %45 ile %90 arasındadır.
 
Eğer bir gün kaçmak isterseniz herkesten ve her şeyden ve bütünleşmek isterseniz doğayla aklınızın bir köşesinde kalsın oylat.. Oylat kaplıcaları, adeta şifa dağıtan sularıyla, yemyeşil dokusuyla, bir nevi huzur köşesi, doğa tapınağı gibi... Sessiz, sakin, huzurlu...Bir zaman unutulmuşta yeniden keşfedilmiş gibi. İçerisinden oylat deresinin çağlayanlar meydana getirerek geçtiği vadi, çam, gürgen, meşe, kestane, ıhlamur, kavak çınar ağaçları ile, kuşburnu ve böğürtlen bitkilerinden meydana gelen ormanla bütünleşir.
  
Diğer Makaleler
 » TÜRKİYE - KAZAKİSTAN İŞBİRLİĞİNİN 20.YILI
 » "Dünyanın 8. Harikası" nitelemesini hak eden Adıyaman Nemrut Da
 » Ankara Adalet Sarayı'ndaki adli emanette Hristiyan dünyasını sar
 » ÇANAKKALE
 » DAĞLARDAN GELEN MUCİZE BİTKİ ÇAYI SARI İNCİ ADA ÇAYI
 » DENİZLİ HOROZU
 » Film Festivalleri
 » GASTRONOMİ TURİZMİ
 » İlk Adresimiz Plaj Voleybolu
 » ISPARTA DAVRAZ KAYAK MERKEZİ
 » ITB Berlin Turizm Fuarı
 » Kahve ve Kıraathanelerin Avrupa'ya Etkisi
 » KORSANLA MÜCADELE SOSYAL SORUMLULUKTUR
 » Lezzetinin yanı sıra aynı zamanda bir şifa kaynağı “MENENG
 » Manisa Mesir Macunu Şenlikleri
 » Metebronz Mobilya
 » MOBİLYA SEKTÖRÜNDE İHRACATTA İLK BEŞTE olmayı hedefliyoruz
 » SEVGİNİN, BİLGİNİN, İLGİNİN MERKEZİ DALYA ETÜD MERKEZİ’
 » Siyah Etli ve Beyaz Etli Balıklar
 » TÜRK ZEKASIKaradenizli Mucit Mustafa KAYA Tahtadan Kendi Otomobilin
 » Türkiye Misafirperverlikte Dünyada Birinci
 » TÜRKİYE TANITIM PORTALI VE CANIM TÜRKİYEM
 » Türkiye'de ilk yüz nakli
 » TÜRKİYE'DEKİ OTELLER TRAVEL&HOTEL GUIDE İLE DÜNYA ARENASINDA
 » TUTAP 3. ULUSLAR ARASI BAŞARI OSKARLARI ANKARA JW MARRIOTT OTELDE D
 » Yılın İnternet Haber Sitesi Turktime.com’un Sahibi ve Timed Ba
Birincidergisi.com'da yer alan kullanıcıların oluşturduğu tüm içerik, görüş ve bilgilerin doğruluğu, eksiksiz ve değişmez olduğu, yayınlanması ile ilgili yasal yükümlülükler içeriği oluşturan kullanıcıya aittir. Bu içeriğin, görüş ve bilgilerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırılığından Birincidergisi.com hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Copyright © 2000-2012 Birincidergisi.com