3. Sayı | Portre |
1916 Defa Görüntülenmiştir
GOYA
Meşhur Tabloların Hikâyeleri
 
GOYA
 
Düşes ile ressamın aşk macerası…
 
Orta parmağındaki yüzükte ‘’Alba’’ imzası kazılıdır. Şahadet parmağındakinde ise ‘’Goya’’ ismi okunmaktadır ve bu parmakla ayaklarının ucunda, kum üzerine yazılmış sanatkârın adını işaret etmektedir. Sanki onun sevgisinden tamamen eminmiş gibi, mağrur bir eda ile…
 
Sanatkar hakikaten bu kadının ayaklarının dibinde yatmaktadır. İspanya’nın bu en zengin, azametli, şımarık ve adı çıkmış kadını Alba Düşesinin ayaklarının dibinde…
 
Goya 51, düşes ise 34 yaşındaydı.  Goya evliydi ve en az 20 çocuğu olmuştu. Yayvan basık burunlu, çirkin ve sağır bir adamdı. Kadının 31 sarayı, konağı, köşkü, malikanesi vardı. Kraliçeye bile aldırmazdı. Dedikodusu bütün Avrupa’ ya yayılan muhtelif aşk maceraları geçirmişti.
 
Bu serbest ve aydınlık renkli tablo, Andalucia vilayetinin Sanlucar şehrinde 1797 senesinde çizilmiştir. Tam o sene Kraliçe, Düşes’i iki sene müddetle Madrit’ten sürmüştü. Resmi saray ressamı olan Goya,  sevgilisi ile birlikte olabilmek için saraydan kaçıp, sürgün yerine gitti. Şurası dikkate alınmalıdır ki, Goya bu tabloda sevgilisine resmi saray elbiseleri değilde, bayram gezmesine çıkan bayağı bir kadının, bir fahişenin giydiği elbiseleri giydirmiştir.
 
Düşes, Kraliçeyi küçük düşüren bir hareketi yüzünden sürgün edilmişti. Alba Düşesi çirkin, budala ve kıskanç Kraliçe Maria Luisa şerefine muhteşem bir balo veriyordu. Kraliçenin ısmarlamış olduğu elbisenin ne tarzda dikileceğini öğrenmek için Paris’e casuslar gönderdi. Balo günü Kraliçe gururla ’’Alba’’ sarayına geldiği zaman, bir de baktı ki, onu karşılayan bütün hizmetçiler tepeden tırnağa kadar tıpkı kendi elbiselerine benzeyen elbiselere bürünmüşler!
 
Goya ile düşes birbirlerine deli gibi aşık olmuşlardı. Lakin bu aşk çok sürmedi. Çünkü düşesin kalbini başka erkekler doldurmaya başladı. Goya kızdı, köpürdü. Onun ikiyüzlü bir riyakâr, bir aşığı ile öpüşürken diğerlerine mektup uzatan düşük bir mahlûk olarak resmini çizdi.
 
Düşesin, Madrit’ e dönüşünden sonra da, kraliçe ile arası düzelmedi. Bir gün kraliçe, düşesin en güzel köşklerinden San Cristobal’ a bir ilave yapmakta olduğunu işitti. Köşkü yaktırmak için derhal kundakçıları kiraladı. Fakat bunların iki teşebbüsü de neticesiz kaldı.
 
Muzip düşes bir türlü rahat duramıyordu. Bu sefer de bütün saray erkânının San Cristobal köşkünde büyük bir ziyafete davet etti. Zengin eğlenceler tertip edilmişti. Havai fişekler gökyüzünü gün gibi aydınlatıyordu. Bunlar arasından birden bire ‘’C’’ harfi havaya fırladı, bu kral IV.Charles’in isminin birinci harfiydi.  Şiddetle alkışlandı. Sonra ‘’L’’ harfi fırladı: Kraliçe Luissa, onun arkasından da koskoca bir ‘’ M’’ harfi Kraliçenin aşığı Manuel de Godoy’ u kastediyordu.
 
Biraz sonra şahane köşk, tam on iki yerden sokulan kundaklarla, alevler içine gömüldü. Düşes köşkünü kendi elleriyle tutuşturmuştu. Merak edenlere de soğukkanlılıkla şunları söyledi:  “Dostlarımı zahmete sokmamak için bu işi kendim tertip etmeyi münasip buldum…”
 
Alba Düşesi kısa bir zaman sonra hastalanıp öldü. Goya ne oldu? Yarım kalan aşkının verdiği nefretle, insanların zulmünü, harplerin dehşetini belirten şaheserler ortaya çıkardı. Öldüğü zaman, elinde sadece bir tek tablo kalmıştı; sevdiği o zalim düşesin portresi...
 
 
Hazırlayan: Ressam Zeynep Yazıcı 
Diğer Makaleler
 » BURASI KUZEY KIBRIS
 » ABD'Lİ UDİ SCOTT WILSON
 » ALTINOLUK
 » ANTALYA
 » Azerbaycan
 » Çölde Teknoloji Raksı
 » Devlet Hava Meydanları Genel Müdürü Sayın Orhan Birdal
 » Dizilerden Daha Büyük Tanıtım Düşünemiyorum
 » İnanç Rotası
 » Kartpostal Şehri Amasya
 » Kına Gecesi
 » Orhan GENCEBAY
 » SCHAUİNSLAND-REİSEN
 » T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdür Yardımc
 » Turizim de 2012 Hedefleri
 » Turizm Cenneti Belek
 » TÜRK DAMAK TADINI VE YEMEKLERİNİ ORTADOĞU PAZARINA SUNAN KİŞİ
 » Türkiye'nin en fazla nüfusa sahip BİRİNCİ ilçesi
 » Türkiyeyi karış karış gezen büyükelçi
Birincidergisi.com'da yer alan kullanıcıların oluşturduğu tüm içerik, görüş ve bilgilerin doğruluğu, eksiksiz ve değişmez olduğu, yayınlanması ile ilgili yasal yükümlülükler içeriği oluşturan kullanıcıya aittir. Bu içeriğin, görüş ve bilgilerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırılığından Birincidergisi.com hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Copyright © 2000-2012 Birincidergisi.com