12. Sayı | Kültür ve Sanat |
1504 Defa Görüntülenmiştir
Yalnız ve Mağrur

İshak Paşa Sarayı
Ağrı Doğubeyazıt İshak Paşa Sarayı, ilk görüşte kartal yuvasını andırır. Heybetiyle tepeden bakar Doğubeyazıt Ovası’na. Bir yanında uçsuz bucaksız uzayıp giden Doğubeyazıt, diğer yanda bulutları delen yüceliğiyle Ağrı Dağı vardır. Doğubeyazıt ilçesine ulaşana kadar Doğunun o hırçın güzelliğine hayran kalmamanız imkânsızdır. İshak Paşa Sarayı, tepeleri ve vadileri geçerek ulaşacağınız eşsiz güzellikte bir yerdir. Saray; türbesi, camisi, suları, iç ve dış avluları, divan ve harem salonları ile bir bey kalesidir. Saraya, dönemin Çıldır Beyi İshak Paşa tarafından bitirildiği için onun adı verilmiştir.
Türk mimarisinin Osmanlı, Selçuklu ve Fars etkisiyle sentezlendiği bir yapıya sahip olan İshak Paşa Sarayı iki kattan oluşmaktadır. Yapı, 115 metreye 50 metrelik bir alan içerisine kurulmuştur. 1685 yılında İshak Paşa’nın babası Çolak Abdi Paşa tarafından yapımına başlanan sarayı, oğlu 1784 yılında bitirmiştir. Saray 7600 m2’lik bir alanı kaplamaktadır.
Yapı, iki adet avlu ve bunların etrafında sıralanmış bölümlerden meydana gelmektedir. Sarayda 366 oda mevcuttur ve ilginç olan yanlardan biri de, bu sarayın o dönemde merkezi ısıtma sistemine sahip olmasıdır. Bunun doğruluğunu bugün binanın taş duvarları arasındaki boşluklar ispatlamaktadır. Her odada taştan yapılmış ocaklar mevcuttur. Merasim salonu, göz alıcı mermer işçiliği ve kemerli sütunları ile güzelliğini sergilemektedir. Saray birinci ve ikinci avlu, cami binası, aşevi, hamam, harem dairesi, merasim salonu, cephanelik, türbe binası, fırın ve zindanlardan oluşmaktadır.
İshak Paşa Sarayı, ilçe merkezine yalnızca 5 km mesafededir. Topkapı Sarayı’ndan sonra yapılmış sarayların en ünlüsü İshak Paşa Sarayı’dır. 18. yüzyıl Osmanlı mimarisinin en seçkin örneklerinden olan saray, sanat tarihi açısından da büyük önem taşımaktadır. Sarayın som altından bir kapısı daha vardır; ancak 1917 Rus kuşatması sırasında bu kapı maalesef sökülerek Moskova’ya taşınmıştır ve halen Moskova Müzesi’nde sergilenmektedir.
Yapının iç ve dış mekân süslemeleri bugün bile göz alıcıdır. Döneminin en iyi taş ustaları tarafından şekillendirilen duvarlarındaki taş işçiliği, sarayın değerinin ve dönemin ihtişamının en önemli göstergesidir. Günümüzde yenileme çabalarının da etkisiyle eski ihtişamını sürdüren İshak Paşa Sarayı, güneşin doğuş ve batış saatlerinde mükemmel bir manzara sunmakta ve ülkemize gelen yerli ve yabancı birçok turist tarafından mutlaka görülmesi gereken yerler listesinde yer almaktadır.
Diğer Makaleler
 » ATO BAŞKANI SALİH BEZCİ
 » 22. Kırklareli Karagöz Kültür, Sanat ve Kakava Festivali
 » 23. Uluslararası Bandırma Kuşcenneti Kültür ve Turizm Festivali
 » Ağrı Buz Mağarası
 » AKDAMAR KLİSESİ
 » ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI MELİH GÖKÇEK
 » ANKARA VALİSİ ALAADDİN YÜKSEL
 » BEYAZ GÜVERCİN KISA FİLM YARIŞMASI
 » Bir Yanı Çöl, Bir Yanı Deniz TUNUS
 » Bozova’da Keşkek Festivali
 » CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL
 » DÜNYA ANKARA’YI TANIYACAK
 » Gazlıgöl Kaplıcası
 » İBRAHİM ÇALLI
 » Keşkek
 » Kuş Gözlemciliği
 » Pamukkale’de Uçmak
 » PAPATYA
 » ŞERBETLERİMİZ
 » TELİF HAKLARINI KORUMA VE KORSANLA MÜCADELE KAMU SPOTU HAZIRLANACA
 » Türkiye’de ‘Halı Sektörü’ Denildiğinde Akla İlk Gaziante
 » TUTAP BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR
 » Zenginliklerimizin Farkında mıyız?
Birincidergisi.com'da yer alan kullanıcıların oluşturduğu tüm içerik, görüş ve bilgilerin doğruluğu, eksiksiz ve değişmez olduğu, yayınlanması ile ilgili yasal yükümlülükler içeriği oluşturan kullanıcıya aittir. Bu içeriğin, görüş ve bilgilerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırılığından Birincidergisi.com hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Copyright © 2000-2012 Birincidergisi.com